New York Times’ın (NYT) Trilyon Dolarlık Bir Sektör Yasadışı Altını Nasıl Aklıyor? isimli makalesi dünyadaki altın ticaretine yönelik kapsamlı araştırması, trilyonlarca dolarlık küresel altın piyasasında güvenilirlik standartlarını belirleyen Londra Külçe Piyasası Birliği’nin (LBMA), tartışmalı kaynaklardan gelen altının uluslararası finans sistemine girişini engellemekte başarısız olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre, dünyanın önde gelen bankalarının ve merkez bankalarının işlem yaptığı piyasaya ulaşan altının tamamının etik koşullarda üretildiği garanti edilemiyor.

ALTININ KÜRESEL OTORİTESİ TARTIŞMALARIN MERKEZİNDE

Kendisini değerli metaller için küresel otorite olarak tanımlayan LBMA, uluslararası altın ticaretinin en önemli standart belirleyici kuruluşlarından biri.

Kuruluşun onayladığı rafineriler, dünya altın piyasasında kritik bir konumda bulunuyor. Bu rafinerilerin altının kaynağını belgelemesi, insan hakları ihlalleri ve suç bağlantılarını araştırması gerekiyor.

Ancak NYT’nin araştırması, bu denetim sisteminin ciddi açıklar taşıdığını ileri sürdü.

Gazetenin bulgularına göre, bazı rafineriler altının kökenine ilişkin gerçeği yansıtmayan bilgiler sunarken, LBMA kurallarındaki istisnalar ve denetim eksiklikleri tartışmalı altının uluslararası piyasalara ulaşmasına olanak sağladı.

Altın piyasasında trilyonluk skandal: New York Times kirli ticaretin perde arkasını ortaya çıkardı - Resim : 1

ÇOCUKLARIN ÇIKARDIĞI ALTIN DÜNYA PİYASASINA NASIL GİRİYOR?

Araştırmanın en çarpıcı bölümlerinden biri Afrika ülkesi Madagaskar’daki altın madenlerine ilişkin.

Gazetenin aktardığına göre, ülkedeki bazı madenlerde çocuklar son derece tehlikeli koşullarda çalıştırılıyor. Henüz 13 yaşındaki çocukların, derinliği 30 metreyi aşan ilkel maden tünellerinin çevresinde çalıştığı belgelendi.

Ülkedeki ruhsatsız madencilik faaliyetleri, altın fiyatlarının yükselmesiyle birlikte daha da yaygınlaştı.

NYT’nin araştırması, Madagaskar Merkez Bankası’nın da aralarında çocuk işçilerin çalıştırıldığı yasa dışı madenlerden gelen altını satın alıp stoklama kararı aldığını aktardı.

Daha da dikkat çekici iddia ise LBMA’nın, altının sorumlu kaynaklardan elde edildiğini gösteren bazı belgelerin değiştirilmesine ve geriye dönük tarihlendirilmesine yardımcı olduğu yönünde.

Ancak NYT’ye göre sistemdeki temel sorun, altının kaynağının denetlenmesinde büyük ölçüde rafinerilerin sunduğu belge ve beyanlara güvenilmesi.

Bu durum, yasa dışı kaynaklardan elde edilen altının yasal ticaret zincirine karışması riskini büyütüyor.

Altın piyasasında trilyonluk skandal: New York Times kirli ticaretin perde arkasını ortaya çıkardı - Resim : 2

KARTELLER VE SİLAHLI GRUPLAR NEDEN ALTINA YÖNELİYOR?

Araştırma, yükselen altın fiyatlarının yasa dışı madenciliği daha kazançlı hale getirdiğine de dikkat çekti.

Uyuşturucu kartelleri, silahlı gruplar ve yaptırımları aşmak isteyen aktörler için altın, giderek daha önemli bir finansman kaynağına dönüşüyor.

NYT, Sudan’daki silahlı gruplardan Amazon bölgesindeki çevreye zarar veren yasa dışı madencilik faaliyetlerine kadar uzanan geniş bir ticaret ağına işaret etti.

Altın fiyatlarının yükselmesi, daha önce ekonomik görülmeyen bölgelerdeki madencilik faaliyetlerini de karlı hale getiriyor. Bunun sonucunda ormanların tahrip edilmesi, tarım alanlarının yok edilmesi ve çocuk işçiliği gibi sorunlar büyüyor.

‘TEMİZ ALTIN’ GERÇEKTEN VAR MI?

New York Times’ın araştırmasında öne çıkan temel değerlendirme, altının temiz ve kirli olarak iki ayrı piyasaya ayrıldığı düşüncesinin gerçeği yansıtmadığı yönünde.

Gazeteye göre, yasa dışı kaynaklardan gelen altın da yasal üretimle aynı uluslararası ticaret zincirine karışabiliyor.

Böylece Wall Street’ten merkez bankalarına, büyük yatırım kuruluşlarından bireysel yatırımcılara kadar uzanan küresel piyasa, kaynağı konusunda ciddi soru işaretleri bulunan altınla karşı karşıya kalıyor.

Altın piyasasında trilyonluk skandal: New York Times kirli ticaretin perde arkasını ortaya çıkardı - Resim : 3

Araştırma, dünya altın ticaretinin merkezindeki soruyu yeniden gündeme taşıdı:

Bir altın külçesinin uluslararası piyasalarda kabul görmesi, o altının gerçekten temiz ve etik koşullarda üretildiğini kanıtlıyor mu?

Haberin orjinali için tıklayınız…