İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, bilinen kısa adıyla İSKİ, megakentin içme ve kullanma suyu kaynaklarını her türlü kirlilikten ile kaçak yapılaşmadan korumak amacıyla yürüttüğü arazi denetimlerine ve saha çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Doğan nüfus artışı ve iklim değişikliği gibi küresel tehditler sebebiyle su kaynaklarının öneminin her geçen gün arttığı İstanbul’da, su havzalarının güvenliği büyük bir stratejik değer taşıyor. Bu doğrultuda İSKİ ekipleri, havza koruma mevzuatına açıkça aykırı olduğu belirlenen ve su kalitesi açısından zararlı yapı sınıfında değerlendirilen gayrişahsi yapılarla mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.

Son gerçekleştirilen saha denetimleri kapsamında, Anadolu Yakası’nın en hayati su toplama alanlarından biri olan Ömerli Havzası sınırları içerisindeki Pendik ilçesine bağlı Kurna Mahallesi mercek altına alındı. Baraj gölünü besleyen mutlak ve kısa mesafeli koruma alanlarında yer alan yapılar tek tek incelendi. Yapılan hukuki ve teknik incelemeler sonucunda, havza bütünlüğüne zararlı olduğu tespit edilen toplam 29 yapı belirlendi.

Mülk sahiplerine, mevzuata aykırı durumdaki yapılarını kendi imkanlarıyla kaldırmaları için kanunların öngördüğü yasal süreler tanındı. Verilen bu süre içerisinde duyarlılık gösteren yapı sahipleri tarafından 16 adet yapı rızaen sökülerek alan temizlendi. Mülk sahipleri tarafından yasal sürede kaldırılmayan 2 adet yapı ise İSKİ yıkım ekipleri ve güvenlik güçlerinin koordineli çalışmasıyla yıkılarak tamamen ortadan kaldırıldı. Bölgede tespit edilen diğer 11 yapı için ise mülk sahiplerince yargıya başvurulması sonucu alınan yürütmeyi durdurma kararları doğrultusunda mahkeme süreçleri yakından takip ediliyor.

İSKİ yetkilileri tarafından paylaşılan kapsamlı bilgilere göre, yürütülen bu kararlı mücadelenin temel amacı İstanbul halkına sunulan içme suyunun hijyenik ve kaliteli standartlarda kalmasını sağlamaktır. Şehrin su ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan baraj göllerine evsel, endüstriyel ya da hayvansal atıkların karışmasını engellemek amacıyla oluşturulan koruma kuşakları, baraj gölünün maksimum su kotu esas alınarak bilimsel esaslara göre çizilmektedir.

Mevzuatta yer alan tanımlamalara göre, maksimum su kotundan itibaren ilk 300 metre içerisinde kalan arazi şeridi mutlak koruma alanı olarak kabul edilmektedir. Bu bandın devamındaki 300 metre ile 1000 metre arasında kalan alanlar ise kısa mesafeli koruma alanı sınırları içerisine girmektedir. Bu özel koruma kuşaklarında her türlü kalıcı yapılaşma, insan faaliyeti veya kirlilik riski taşıyan girişim kesin olarak yasaklanmıştır. Yapılan yıkım ve temizleme operasyonları sayesinde, kentin su kaynaklarının sürdürülebilirliği güvence altına alınmakta, olası kirlenme risklerinin henüz kaynağında önüne geçilmektedir.

YEDİ YILDA YAKLAŞIK İKİ BİN YAPI TEMİZLENDİ

İstanbul genelinde su havzalarını kaçak yapılaşma işgalinden kurtarmak adına yürütülen çalışmalar yalnızca Pendik bölgesiyle sınırlı kalmıyor. İSKİ verilerine göre, yürütülen kararlı politikalar sayesinde son 7 yıllık süreçte devasa bir temizlik harekatı gerçekleştirildi. Bu dönem zarfında Avrupa Yakası’nda yer alan su havzalarında 1093 adet, Anadolu Yakası’ndaki havzalarda 802 adet ve İstanbul’un su ihtiyacına büyük katkı sağlayan Melen Havzası’nda ise 8 adet olmak üzere toplam 1903 mevzuata aykırı yapı ortadan kaldırıldı.

Ayrıca su havzalarının uydu görüntüleri, insansız hava araçları ve saha devriyeleri ile 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz izlendiği vurgulandı. Şehrin geleceğini doğrudan ilgilendiren su havzalarında kaçak yapılaşmaya hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyeceği, tespiti yapılan tüm aykırılıklar hakkında yasal işlemlerin tavizsiz bir şekilde uygulanmaya devam edeceği kamuoyuna duyuruldu.